Kendisini unutup para peşinde koşmakla kayıp, parayı unutup kapılmakla zayıf.
2009 olmuş, uyuyordum, takvimler değişmiş, başka?
Hayatın boyunca zamanın değerini hayatını sürdürdüğün her an daha iyi anlayacaksın madem, biraz şımartsan fena olmaz zamanı.
Bazı insanlara yalnız diyorlar, hiç olur mu öyle şey, olsa olsa yalnızlığının farkında olmayanların yaftasıdır bu, ya da yalnızlık gerçeğinden kaçanların.
İnsanın hayatını değiştirebiliyorlar evet, ancak ne ölçülebiliyorlar ne de öyle bir hevesleri var. O anlar.. O, anlar..
Neden nese daimi olamiyor, kipir kipir gecelerin arasina nasil sokuluveriyor endise? Bir sesli ve de bir sessiz harf, daha baska ne marifetlere haiz acep fiyakali bu latin alfabesinde?
Peki hayat bunun farkında mı?
Seviyorum geçmişimi silmeyi, yalnız bir gün takılı kalacak "backspace."
Çok derinden bir şey(ler)in eksikliğini hissettiğime dair bir şüphe duymakla birlikte, sadece şüphesini duyabiliyor olmanın hüznünü de taşıyorum. Nereye taşıdığımı da bilmeden. Neyse ki, tüm bu belirsizlikle yaşayabiliyor olmam nefes almamı kolaylaştırıyor. Tabii kalbim de sıkışıyor ara ara, oyalıyorum kendimi, sakinleştiriyorum. Göz yaşlarımı siliyor, görüntüyü yeniden netleştiriyorum. Bir sonraki fırtınaya kadar idare etmek üzere. Derin de bir nefes alıyorum, sanki her istediğimde alabilecekmişim gibi. Ciğerlerim bayram ediyor, ruhum ise ciğerlerimde taziyeleri kabul ediyor. Yardım mı bekliyorum peki, hayır, On Numara çekilişini.